HER şarkının ve Her insanın bir hikayesi vardır...

6/1/2006 -

Hit Counter                   

                                  

      BİLGİ İÇİN = 0 536 345 25 87
  
               bahabesk@hotmail.com

                                           bordomavi_yurekler@hotmail.com

                                                                                                

Diğer WEP BLOG Adreslerim= www.spaces.msn.com/members/bahabesk

                                        www.spaces.msn.com/members/bordomaviyurekler

                     

 

 

 

 

   

Vatan namustur, Vatan şereftir,
Vatan korunacak tek hedeftir.

Vatan sevdadır, Vatan aşktır,
Vatan için fedakarlık birbaşkadır.

Vatan candır, Vatan kandır,
Vatana sahipçıkmak imandandır.

     

                               Alaaddin Taşkın

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

28/10/2005 - Hayata dair...

      Güvenilen dağların kardan geçilmediği,insanların vefasızlaştığı,aşkların ucuzladığı şu enterasan dünyada her şeye rağmen yaşamaya devam ediyoruz..Hayatta herşey olacağına varıyor.üzülüyoruz,gülüyoruz,bir kazanıp bir kaybediyoruz…Kaderde varsa terk edilmek neye yarar üzülmek…Bazen bize acı gelen şeyler aslında bizim gelecekte mutluluğumuz için atılan bir adım oluyor…Zaten çoğu ilaçta acı değilmidir?

   

      Gelecek adına,ufacıkta olsa güzel umutlar beslediğimiz için göğsümüzün sol köşesinde,hala yaşıyoruz ve ihanetlere,terk edilmelere rağmen ufak mutluluklar bulup kendimize,yüzümüze taze bir tebessümü dalga dalga yayabiliyoruz…Değişmeyen bir şey varki;aynı bedeni,aynı kalbi,aynı kafayı taşıdığımız müddetçe nereye gidersek gidelim hep aynı sevgi,aynı acı bizimle oluyor.Öyleyse kalıp savaşcağız sonuna kadar…Biri çıkıp bize gerçek sevgiyi öğretene kadar burada kalacağız,bekliyeceğiz…Uzak mesafeler çaresizliğini yok etmiyor insanın,aksine aradaki dağlar gibi çoğaltıyor…Gitmek yerine kalmayı tercih edip, kendimizle,bizi bizle bırakıp gidenlerle savaşmalıyız sonuna kadar..çünkü bu yollardan geriye dönülmüyor…

   

3 YorumYorum yaz!Bağlantı

28/10/2005 - Doğru insanı bulmanın sırrı...

 

    Bir genç delikanlı hikayemizin kahramanı..Bu delikanlı bir gün bir rüya görüyor.Rüyasında hani  o dediğimiz meşhur ak sakallı ihtiyarı görüyor.Aralarında bir konuşma geçiyor;delikanlı soruyor ben sevgimin karşılığını nasıl bulacağım bu dünyada,doğru insan dediğim kişi nerede diye...Ve ihtiyar bilge cevap veriyor;bak evlat!ALLAH insanları bir elmanın iki yarısı gibi dünyaya gönderir.Sizler o diğer yarınızı hep aramakla vakit geçirirsiniz.Bazılarınız diğer yarınızı bulur işte onlar her koşulda omuz omuza verip mutlu olmasını bilenlerdir ki hemen fark edilirler...Bazılarınızda o elmanın diğer yarısını bulamaz yada buldum sanırlar..İşte onlarda hemen fark edilir çünkü ömürleri boyunca hep bir eksiklik hissederler göğüslerinin sol köşesinde ve mutsuz olmak için nedenleri büyüktür....

     Bu sefer delikanlı ihtiyar bilgeden elmanın diğer yarısını bulmanın formülünü sormuş..İhtiyar bilge yine cevap vermiş;işte ona gelince delikanlı,MEVLA insana bu konuda da yardımcı olmuş ve insanların göğsünün sol köşesine bir kalp ve birde akıl vermiş işte sizler bu iki faktörü kullanıp doğru insanı bulacaksınız.Hayatta insanın karşısına bir kereliğine bu insanı çıkartır MEVLA, size yalnızca bir şans tanır,sende sana verilenlerle ya bunu değerlendirirsin yada sonucuna katlanırsın....

 

     Delikanlı bir soru daha sormuş bilgeye...Peki o insanı nasıl tanıyacağız o kadar insan var ki yeryüzünde...İhtiyar bilge gülümsemiş  ve demiş ki;işte sen o insanı gördüğünde yüreğin bir başka atacak işte o işte o diyecek sana...Ve sen hiçbir insanın karşısında hissetmediğin duygularla o kişi karşına çıktığında tanışacaksın..Zaten onu fark etmemen içinde bir nedenin kalmıyor...

 

      Delikanlı utana sıkıla bir soru daha sormuş bilgeye...Bana son kez bir sır söyle ve öyle git demiş.. İhtiyar bilge yine gülümsemiş ve delikanlının gözünün içine bakarak..En güzel ve en sağlam silahın duaların olacak evlat...Dua et dua et dua et....demiş...

 

                                                                                                              26.10.2005

                                                                                                         Bahadır   LÜSER

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

27/10/2005 - Kocaman Çocuğa Kocaman AŞK..!

 

 

         Zaman ilerliyor vakit daralıyordu.Cadde ıslaktı,yağmur yeni dinmişti ama yüreğindeki yağmur dinmiyordu.Gözlerinden akması gereken yaşı içine akıtıyordu,canı yanıyordu besbelli…Yüreğinde bir bataklık  yavaş yavaş içine çekiyordu onu.Yalnızlık canını sıkıyordu artık…Ama bir gün bir gül açtı o bataklıkta,bataklığın tam merkezinde.Desteğini en sağlam yerden alıyordu.Gül kokulu,Aşk kokulu bir rüzgar esiyor yüreğinde…Daha dün bu hisleri hiç bilmezdi o,ne vakit büyümüştüde..!Ama o hala  Annesine göre daha çocuktu ve bu gerçek değişmeyecekti…Her ne kadar büyüsede sadece çocuğun önündeki isim değişecekti…Ve büyümüştü işte,Kocaman çocuk olmuştu…Kocaman Çocuk…Daha önceden hiç bilmediği bu hisler ona ağır geliyordu.Yüreği işgale uğramış kale gibiydi.Ha düştü ha düşecekti Aşkın essiz esirliğine…Ve ne kadar çabalasa da hayat onu  bir gemi gibi sürükledi bir sevgilinin limanına…Aşkı,sevmeyi,fedakarlığı,bekletilmeyi,bekletmeyi,gülmeyi,ağlamayı  ve hayata dair her ne varsa yeniden öğrendi zamanla…Zaman Annesi gibi şevkatli davranmıyordu ve yüreğini kanatıyordu…Ve gün geldi Terk edilmeyi öğrendi.Önce yüreği sızladı sonra gözünde bir çift gözyaşı.Ama ağlıyamıyordu, bir Aşk delikanlıyı bu kadar bozar dedi kendi kendine...Yediremedi erkeklik onuruna…Ağlıyamadı…Hesaplaştı kendinle,bir cigara yaktı efkardan dumanın havada çizdiği şekillerde Aşkının büyüklüğünü gördü.Hala seviyordu,aşıktı…Gerçekler acı dedi kendi kendine,bir şey daha öğrenmişti bu terk edilişten işte..Herşey hayata dairdi.Topladı kendini,yüreğini ayağa kaldırdı…Umut insanlar içinse yeniden doğru insanı bulup Aşkını yaşardı delikanlıca…Ama bu seferki başka ve eşsiz olmalıydı.Çünkü zarını son defa atacaktı AŞK için…Büyük oynamalıydı,nasıl olsa acı tatil yapmıyordu,alışmıştı…Ve dudağından bir cümle döküldü;

                                                               Kocaman Çocuğa Kocaman Bir AŞK ...!

 

 

                                                                                                               Bahadır LÜSER

 

 

3 YorumYorum yaz!Bağlantı

27/10/2005 - Ne Sen Dönebilirsin Bana Nede Ben Açabilirim Kapıları Sana

         Gittin…Ardında yaşanmış onca güzelliği ve daha yaşanmamış tüm hayalleri bırakarak…Gidişin bende bir hayal kırıklığından öte gitmedi.Her ayrılık yeni başlangıçların habercisidir nasıl olsa dedim asıldım hayatın iplerine sıkı sıkıya…İnadına sahip çıktım yüreğimdeki sevgime ve inadına inandım aşkın varlığına…Bak gözlerimin içine korkma…Hayatı bırakmayacağıma dair,aşk kokan aşk diye atan bir yüreğin ışığını göreceksin…Ben özlüyorum,ben hala seviyorum..Özledikçe ve sevdikçe daha bir insan oluyorum..Baştan başa aşk kokuyorum…Rüyamda gördüm biliyormusun,sen gidiyordun ben ağlamıyordum.Bir ışık gelip dünyamı aydınlatıyordu.Gidişin mutluluklara gebe sanırım…Şimdi git…

         Ve gidişinin bugün senesi oluyor…Duydumki sende aynı acıyı yaşamışsın ne yazık terkedilmişsin,acıdım,güldüm…Nasıl hissediyosun şimdi kendini bilmiyorum ama hani derler ya…Bizde geçtik o yollardan diye…Sahi hala taşlımı o yol..Ve o taşlar yüreğindeki camları yine tuzla buz ediyormu?Hayır hayır öle bakma sakın bana..Geçti artık…Unutma sakın bunu..

     

      Ne sen dönebilirsin bana,nede ben açabilirim artık kapıları sana…

 

                                                                                                    Bahadır   LÜSER

                                                                                                          19.05.2005

 

 

                                                                                                                

5 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Sevgi güzellik ister,güzellik emek ister...Emeğin güzelliğe güzelliğin sevgiye dönüştüğü yerde buluşmak ne güzel...

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Arkadaşlarım

bizimvadi
FATMA AKYAZI